GLOKOM
Glokom daha çok orta ve ileri yaşlarda önemli görme kaybı yapan nedenlerden biridir. Glokom optik sinir dediğimiz görme sinirinin hastalığıdır.Uzun yıllar artmış göz içi basıncının (GİB) hastalığın en önemli risk faktörü olmasına rağmen bazı hastalarda normal gib kontrolüne rağmen ilerleyici optik disk hasarı ve görme alanı kaybı devam etmektedir. Bu durum glokomda görülen kayıp ve hasarın derecesini etkileyen başka faktörlerin de olduğunu göstermektedir.
Artmış göziçi basıncı ve lokal damarsal faktörler optik sinir başını etkilemektedir. Günümüzde, optik sinir başı kanlanmasındaki yetersizliklerin glokomatöz optik nöropati (GON) gelişiminde önemli rol oynadığı ileri sürülmüştür. Bu yüzden glokomatöz optik nöropati olan gözlerde optik sinir başının dolaşımının incelenmesi gerekir. Glokom tanısında Optik disk muayenesi oftalmolojik muayenenin en önemli kısmını oluşturur.
PRİMER AÇIK AÇILI GLOKOM (PAAG)
Primer açık açılı glokom (PAAG), bir gözde göziçi basıncının başka herhangi bir oküler veya sistemik hastalık veya anormallik olmadan en az 21 mmHg üzerinde olması, ön kamara açısının açık ve normal görünüşte olması, optik sinir başı hasarının bulunması ,glokoma spesifik görme alanı değişiklikleri olarak tanımlanmıştır. Göz içi basıncı, oluşan tüm hasarın tek sorumlusu olmamakla birlikte, şu anki bilgilerimiz dahilinde en önemli risk faktörüdür. Hangi değerdeki yüksekliğin nasıl etki ettiği de tüm açıklığı ile bilinmemektedir.
American Academy of Ophthalmolgy, 1992 yılında açık açılı glokomu GİB artarak veya artmadan yani herhangi bir referans GİB değeri olmaksızın ön kamara açısının açık olması ve glokoma spesifik görme alanı ve optik sinir başı hasarı varlığı olarak kabul etmiştir.
Bilimsel çalışmaların güvenirliliği konusunda ABD'yi baz alırsak, son yıllarda ABD’de 2.25 milyon PAAG’lu olduğu, bunlardan 84000-116000’in, tüm dünyada da 3 milyondan fazla kişinin bilateral amorotik olduğu tahmin edilmektedir. PAAG toplumda görülme oranı 40 yaş üzerinde %0.5-6.6 arasındadır
PAAG genel olarak sessiz başlayan, yavaş ilerleyen ve genellikle ağrısız bir optik nöropatidir. Bu özelliklerinden dolayı genellikle hasta körleştiğini farketmez. PAAG, ciddi düzeyde görme kaybı oluncaya kadar genelde farkedilmeden ilerler. Çünkü görme kaybı görme alanını çevresinde başlar. Tedavi edilmezse, hastalar en son odaklanığı noktadaki görüntüyü kaybeder. Glokom, hemen daima iki gözü de etkilemesine rağmen genellikle hastaların herbir gözündeki seyri farklıdır. Nadir de olsa hastalarda semptom olarak, yüksek GİB nedeni ile göz ağrısı, baş ağrısı ve epitelyal ödemin neden olduğu ışık etrafında haleler görülebilir. PAAG teşhisi, GİB seviyesi optik disk görünümü ve görme alanı kaybı gibi bir grup bulgunun beraberce göz doktoru tarafından değerlendirilmesiyle konur.
Sık Sorulan Sorular :
*En son kontrolümde göz tansiyonum 17 çıktı. Glokom ilerlemesi durmuş mudur?
-Malesef göz tansiyonun anlık ölçümünün düşük çıkması (bu örnekte olduğu gibi 17 gibi ) glokomun ilerlemediğini göstermez. Birçok çalışmada toplumdaki glokomatöz optik nöropatili ve/veya görme alanı kaybı olan hastaların ilk incelemelerinde % 30-50' lere varan oranda GİB 22 mmHg den düşük bulunmuştur. Glokom takibinde bu yüzden görme alanı tetkiki çok önemlidir. Ayrıca gün içi göz tansiyonunu değişkenlik göstermesi nedeniyle, bazı glokom tiplerinde GİB artışı sadece intermitan olabilir. PAAG vakalarında dalgalanma çok daha abartılı biçimde ortaya çıkar. Tedavi edilmemiş bir glokom hastasının GİB’ında 15 mmHg veya üzerinde dalgalanma görülebilir. Genelde, sabah saatlerinde GİB yüksek ölçülür, bu yüzden günün değişik saatlerinde ölçüm tekrarlanmalıdır. Glokomatöz hasarın erken teşhisi, glokomun tedavisinde çok önemlidir. Görme alanı muayenesi, GİB ölçümü ve optik sinir başının analizi pratikte en sık kullanılan yöntemlerdir. Optik sinir başının görünümü ve görme alanındaki kayıplar, glokom teşhisinde GİB’den daha önemli bir role sahiptir. Glokom hastalarının takip edilmesinde dikkatli optik disk muayenesi ve görme alanı takibi çok önemlidir. İlk incelemede cup/disk oranının 0,5 ten büyük olması glokom varlığına işaret veya ileride muhtemel glokom gelişim riski daha yüksektir. Diskin stereoskopik görüntülerinin kaydedilmesi hastalığın takibinde çok yarar sağlayacaktır.
*Glokom ameliyatı olmam gerekir mi?
-Glokom, günümüzde gelişen ilaç teknolojileri sayesinde kontrol altına alınabilmektedir. Glokom hastalarının çoğu hayatları boyunca ameliyata gereksinim duymamaktadır. Ancak küçük bir grup hasta grubunda malesef tüm ilaç kombinasyonlarına rağmen glokom ilerleyebilmektedir. Bu hasta grubunda, glokomun ilerlemesini önlemek için ameliyat yapılmaktadır.